Cezaevlerini İstatistiklerle Okumak (2016-2026)
Türkiye’de ceza infaz sisteminde yaşanan problemlerin ve cezaevlerinin mevcut durumunun anlaşılmasında mahpus sayılarına ilişkin istatistiklerin önemli bir işlevi bulunmaktadır. Güncel verileri ve 10 yıllık genel eğilimi aktardığımız bu çalışmada hem Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikler Genel Müdürlüğü hem de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verileri kullanıldı.1 Çocuk mahpus sayısına dair daha eski veriler düzensiz olduğundan yalnızca son beş yılın verileri değerlendirildi.
İlgili on yıllık periyotta, cezaevlerindeki toplam mahpus nüfusunun düzenli ve çarpıcı bir ivmeyle artarak iki katını aştığı görülmektedir. Bu artış eğilimi; salt erkek nüfusuyla sınırlı kalmamış, kadın, çocuk ve yabancı uyruklu mahpus gruplarında da belirgin yükselişler kaydedilmiştir. Veriler, yeni infaz kurumlarının inşasıyla kapasitenin artırılmasına rağmen, mahpus sayısındaki artış hızının kapasite genişlemesini geride bıraktığını ve kronik bir kapasite aşımı sorununun (2025 itibarıyla %131) kalıcı hale geldiğini göstermektedir. Örtülü af niteliğindeki infaz düzenlemeleri, pandemi izinleri kapasiteyi zaman zaman düşürse de boşalan yerler hızla dolmuştur. Buna gerekçe olarak ise yamalı bohça haline gelen infaz sisteminin getirdiği cezasızlık algısı gösterilmektedir.

Güncel Veriler (Temmuz 2026)
Temmuz 2026 itibarıyla toplam mahpus sayısı 427.525 ile tarihi zirvesini görmüştür. Tablodaki en çarpıcı veri; tutuklu çocuk sayısının (3.191), hükümlü çocuk sayısının (1.372) iki katından fazla olmasıdır. Bu durum çocuklarda son yıllarda artan suç oranlarına dair önemli bir veri sunmaktadır.

Mevcut mahpus sayısına ilişkin tablonun grafikleştirilmiş hali yukarıda sunulmuştur.

Güncel mevcutların kurum statüsüne göre dağılımına bakıldığında, 427 bin mahpusun yaklaşık %72’sinin (307.637 kişi) Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında bulunduğu görülmektedir. Bu tablo, infaz rejiminin ağırlıklı olarak yüksek güvenlikli ve kapalı sistem üzerinden yürütüldüğünü teyit etmektedir.
10 Yıllık Değişimler (2016-2015)

2016 yılında 200 bin bandında olan toplam mahpus sayısı, on yıllık süreçte istikrarlı ve dramatik bir yükselişle 2025 yılında 400 bin sınırını aşmıştır. İnfaz sistemindeki bu %100’lük büyümenin temel sürükleyicisi, tutuklu sayısındaki dalgalanmalardan ziyade, hükümlü nüfusunda yaşanan sürekli ve keskin artıştır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çok sayıda kişinin tutuklanması ve ceza alması bu sayıyı artıran en büyük kırılma olmuştur. Devamında ise toplumun yaşadığı sosyolojik değişim, suç oranlarındaki artış mahpus sayısındaki artış trendini kalıcı hale getirmiştir.
Aşağıda sayıları gösterir detaylı tablo paylaşılmıştır.

Grafikte ve tabloda görülen kısmi düşüşler örtülü af niteliğindeki infaz düzenlemelerine işaret etmektedir.

Ceza infaz sistemi demografik olarak ezici bir çoğunlukla erkek nüfusundan oluşmaya devam etse de kadın mahpus sayısındaki artış da dikkat çekicidir. 2016’da 8.373 olan kadın mahpus sayısı, mahpus sayısındaki artış eğilimiyle uyumlu olarak 2025’te 19.068’e ulaşarak iki kattan fazla büyümüştür.

En kırılgan gruplardan biri olan çocuk mahpusların sayısında, sadece beş yıllık kısa bir periyotta %143 oranında (1.817’den 4.417’ye) ciddi bir artış yaşanmıştır. Bu artışın hem 12-14 hem de 15-17 yaş gruplarında eş zamanlı gözlemlenmesi, çocuk adalet sistemi açısından kritik bir veridir.

Cezaevlerindeki yabancı uyruklu kişi sayısı on yılda yaklaşık 3,5 kat artarak 4.442’den 15.759’a yükselmiştir. Bu artış, ülkenin değişen göç demografisinin infaz sistemine yansıması olarak okunabilir. Her ne kadar yabancı uyruklu mahpus sayısı 2025 yılında zirvesini görse de tabloda da görüleceği üzere 2022 yılından bu yana yabancı uyruklu mahpus sayısı yatay seyretmektedir.

Fiziki altyapı yatırımlarıyla cezaevi kapasitesi 100 bin kişinin üzerinde artırılmış olmasına rağmen, mahpus sayısındaki büyüme hızı çok daha yüksek olmuştur. 2020 ve 2023 yılı hariç sürekli kapasite aşımı yaşanmış, 2025 yılı itibarıyla doluluk oranı %131,61 seviyesine ulaşarak yapısal bir sıkışıklığa işaret etmiştir. Temmuz 2026 tarihi itibariyle doluluk oranının %140’ı bulduğu düşünülmektedir.
Aşağıda kapasite ve mahpus sayısını karşılaştıran bir sütun grafiği bulunmaktadır.

- Dağınık halde bulunan verilerin derlenmesinde ve grafikleştirilmesinde yapay zekâ araçlarından faydalanılmıştır. ↩︎
