ozgurcedergi 1 Nisan 2026

Başlarken

İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği / MAZLUMDER olarak insan hakları kültürünün ve duyarlılığının gelişmesini önemli görüyoruz. Bu çaba sonucu kamuoyuna katkı sunmanın ifadesi olarak dört aylık periyotla yayınlamayı tasarladığımız dijital “Özgürce” dergimizin yayım hayatına “Yeni, sivil anayasa mümkün mü?” konusuyla başlıyoruz.

Devlet, vatandaş, toplum üçgeninde “üst sözleşme” konumunda olan anayasanın ülke insanının taleplerine ne oranda izin veriyor ve sorumluluk yanında hakları ne ölçüde teminat altına alıyor? sorusunun anayasalar için ölçüm kriteri olduğunu düşünüyoruz.

Halkın iradesini yansıtmayan, devletin kendi ideolojik varlığını dayatan özelliğiyle “sipariş” verdiği veya başka ülkeden kopya “kes- yapıştır” hazırlattığı anayasaların zamana karşı dayanıklı olmayacağı, “vatandaşının mutluluk ve huzurunu sağlayamayacağı” yaşadığımız tecrübenin sonucu olarak bilinmektedir.

Dayatmaların insan yapısıyla uyumlu olamayacağı gerçeğinden hareketle, her insanın her isteğinin de imkan dahilinde olamayacağı başka bir gerçektir.

Ancak her vatandaşı azami derecede “haklı kılan ‘ortak’ mümkünü” arama çabası sivil anayasanın temel özelliklerinden biridir.

Tabandan başlayan taleplerin sivil uzmanların, STK’ların katılımıyla yasaya dönüşmesi Türkiye’nin hala başaramadığı, darbe yasaları ile yamalı bohçaya dönen anayasa ile daha fazla vakit kaybetmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yeni ve ileri bir aşamaya geçme vaktinin geldiğine inanıyoruz.

Barış ortamının sivil, yeni bir anayasa ile teminat altına alınmasının hayati derecede önemli olduğu görüşünü paylaşıyoruz.

Türkiye mozaiğinin, “ülke sevgisi” ortak paydasında çoğulcu ve katılımcı devlet ve toplum yapısına imkan veren anayasayı hak ettiği görüşündeyiz. İnsanımızın ruhuna, bedenine uygun yasalar ile kısır, yapay sorun ve çatışmaları aşma imkanı; geçmişimizde, tarihi köklerimizde “birlikte yaşama” tecrübesi ile imkan dahilindedir. Yerelden evrensele örnek bir anayasanın imkanını, “mecliste temsilcisi bulunan siyasi partilere”, konuyla ilgili STK’lara, konuyla ilgisi ile bilinen yazarlara, azınlık konumundaki grupların hepsine, İstanbul 1 ve 2 nolu baroya aynı soruyu sorduk:

Yeni, sivil bir anayasa mümkün mü?

Yazı talebimize cevap olarak gelen yazılara, vurgu yapmadan, spot çıkarmadan, eşit mesafeli yaklaşımla yer verdik.

Bu açıdan gelen yazıları, içeriğine bakmadan değerli görüyoruz. Aynı zamanda gelen yazılar, “konuyu önemli bulmanın ve ilgili olmanın” bir ifadesi olarak gönderenin topluma karşı duyarlılığının göstergesi olarak okurun dikkatine açıktır.

Sivil anayasa başlangıcına küçük bir katkı, kıvılcım olmasını umduğumuz çalışmayı çok sayıda kurum ve kişilerin yapacağı çalışmalara, “ayrımsız, eşit mesafeli ve bütüncül yaklaşım yöntemi” açısından ilham olması temennisiyle…

Yeni sayıda buluşmak üzere barış içinde huzurlu günler dilerim.

Unutmayalım “hepimiz haklıyız”, haklı olduğumuz kadar “sorumlu”…

Ahmet Mercan / Genel Yayın Yönetmeni